Sınav kaygısı nedir?
Sınav öncesinde bir miktar heyecan duymak doğaldır ve hatta dikkati toplamaya yardımcı olabilir. Ancak bu heyecan, öğrencinin bildiğini sınavda gösterememesine, uykusuzluğa, mide bulantısına ya da sınavdan kaçınmaya yol açacak kadar yoğunlaştığında sınav kaygısından söz edilir. Ankara’da ortaokul ve lise sınavlarına hazırlanan pek çok genç bu durumu yaşar.
Belirtiler nasıl görünür?
- Sınav yaklaştıkça artan uyku ve iştah sorunları
- Çarpıntı, terleme, karın ağrısı gibi bedensel yakınmalar
- Sınavda zihnin boşalması, bilinen konuların hatırlanamaması
- “Başaramayacağım” gibi sürekli olumsuz düşünceler
- Ders çalışmayı erteleme ya da tamamen bırakma
Bedensel yakınmalar ön plandaysa önce bir hekimle görüşmek gerekir.
Aile tutumu çok önemli
Ebeveynler çoğu zaman iyi niyetle sınav sonucuna büyük önem atfeder. Ancak sürekli sonuç konuşmak, başka çocuklarla karşılaştırmak ya da başarıyı sevgiye bağlıyormuş gibi görünen tutumlar kaygıyı artırabilir. Çabayı takdir etmek, dinlenmeye ve sosyal hayata zaman tanımak ve sınav dışındaki konularda da sohbet etmek gencin yükünü hafifletir.
Evde uygulanabilecek öneriler
- Düzenli uyku ve beslenme saatlerini korumaya özen gösterin.
- Çalışma planını gençle birlikte, gerçekçi hedeflerle hazırlayın.
- Hareket ve açık hava etkinliklerine yer açın.
- Gencin kaygısını küçümsemeden dinleyin.
Psikolog desteği ne zaman düşünülür?
Kaygı günlük hayatı ve okul performansını belirgin biçimde etkiliyorsa, genç sınavlara girmekten kaçınıyorsa ya da kaygı sınav dönemi dışında da sürüyorsa bir çocuk ve ergen psikoloğuyla görüşmek faydalı olabilir. Uzmanlar bu konuda genellikle kaygıyı tanıma, düşünceleri gözden geçirme ve gevşeme becerileri gibi yöntemlerle çalışır. Sonuç garantisi verilemez; ancak pek çok genç bu süreçte kaygısıyla başa çıkma becerisi kazanır.